Marpataş Bülten

BİLİM TARİHİNDE ADI: İRAN’IN DAHİSİ

Bugün en çok rubaileri ve düşündürücü şiirleri ile bilinen Ömer Hayyam, rubailerinin ötesinde, İslam Tarihinde gelmiş geçmiş İbn-i Sina’dan sonraki en etkili matematikçi ve astronomudur. Ömer Hayyam binom açılımını ilk kullanan bilim insanıdır ve çok iyi bir matematikçidir. Hayyam’ın Öklid teoremi üzerine de çalışmaları olup, Cebir Risalesi adlı kitabında, irrasyonel sayıların da rasyonel sayılar gibi kullanılabileceğini kanıtlayarak matematik dünyasında çığır açmıştır. Ayrıca, bu ispatla birlikte, geometride kullanılan, geniş, dar ve dik açı hipotezleriyle ilgili biçimlere ulaşarak Öklid dışı geometrinin temellerini atan ilk matematikçidir.

Nişabur’lu olan Hayyam, aynı zamanda medrese eğitimi almış İranlı bir şair ve filozoftur. Bilim tarihinde “İranın Dahisi” olarak ismi geçen Ömer Hayyam, Çadırcı anlamına gelen soy adını baba mesleğinden almıştır. Hayyam, bilgi ve eğitimini ilerletmek için, zamanın ilim merkezleri olan Semerkand, Buhara ve İsfahan şehirlerine çeşitli yolculuklar yaptı.

Semerkanddaki çalışmaları sırasında karşısına çıkan bilinmeyen sayılara “şey” adını verdi. Bu ismi zamanla “x” olarak kullanmaya başladı ve ölümünden yüzyıllar sonra, ilk Hayyam’ın kullandığı bu bilinmeyen anlamında gelen ”x” sembolü evrensel olarak, matematikte bilinmeyen anlamında kullanılmaya başlandı.

Yıldızların konumuna göre mevsimlerin hesaplanması

Hayyam’ın astronomi konusundaki uzmanlığı da biliniyordu. Hayyam’ın astronom yönünü öğrenen Selçuklu Sultanı Melikşah, Hayyam’ı huzuruna çağırtmış ve kendisinden doğru bir Güneş takvimi hazırlamasını istemişti. Bunun üzerine dönemin veziri Nizamülmülk tarafından bir rasathane yaptırıldı. Ömer Hayyam başkanlığında kurulan komisyon, bu rasathanede çalışmalar yaparak, daha önceki takvimleri düzenlemek yerine, mevsimlere tam olarak uyum gösterecek yeni bir takvim üzerinde çalışmaya başladı. Çalışmalar sonunda Ömer Hayyam, Celali Takvim ismi ile tarihe geçen Güneş takvimini yarattı.

Celali Takvim

Hayyam’ın, evreni anlamak için, geliştirdiği felsefe ve bakış açısı, klasik İslami felsefeden ayrılmaktadır. Hayyam düşüncelerini eşine az rastlanır bir edebi başarı ile 4’lükler halinde ifade etmiş ve bugün bilinen ünlü Rubaileri bu şekilde oluşmuştur.

Hayyam’ın ünü sebebiyle, kendisine mal edilmiş 1000’e yakın rubai olmakla birlikte, Ömer Hayyam’ın yazdığı kesin olarak bilinen rubailerinin sayısı 158’dir. Rubailerinde, Allah, dünya, evren, varoluş, devlet düzeni ve hayata dair hemen her konuya korkusuzca ve yer yer sivri bir üslupla yer vermiştir. Yazım sırasında, bakış açısı hiçbir kültür ya da kurala bağlı kalmaksızın son derece özgün ve bağımsız olmuştur. Ömer Hayyam, kendisinden önceki toplum ve düşünürlerin kabullerini irdelemiş, adeta varoluşu kendi izahı ile yeniden tanımlamıştır. Buradaki, objektif ve özgün yaklaşımı, ölümünden yıllar sonra, kendisine ve eserlerine evrensellik katmıştır ve yaşadığı çağı aşmıştır. Bir rivayete göre, Ömer Hayyam kapağı mücevher kaplı ünlü rubailerinden biri de ünlü Titanik Transatlantik ile tarihin sularına sessizce gömülmüştür.

Marpataş Bülten

DÜNYA DEVİ, 2015’İN 2. ÇEYREĞİNE, YENİ LOGOSUYLA GİRDİ!

2005 yılında, Paris’te sade bir oturma odasında kurulan ve bugün dünyanın 2. En büyük video paylaşım sitesi, logosunu değiştirdi! Kimden mi bahsediyoruz? Tabi ki Dailymotion’dan!  Dailymotion markası bugün 300 milyondan fazla izleyici ve 30 milyar aylık izlenme rakamlarına sahip dev bir dijital marka.  Geçtiğimiz aylarda, Londra merkezli ajans venturethree, markanın sadece logosunu değil, tüm ikon ailesini, yazı yüzü ve kullanıcı arayüzlerini de düzenledi. Marka yöneticilerinden,  Martin Rogard, ajansla da paylaştıkları marka özünü anlattı. Rogard, dailymotion markasının kullanıcıya, demokratik, keyifli hissettirmesini ve kullanıcının kendini ifade edebileceği bir yer olarak görmesini istediklerini bildirdi. Bu şekilde, dailymotion da logosunu yenileyen markalar arasında 2015 ilk çeyreğinde katıldı.

Marpataş Bülten

DEMKA PLASTİK’İN YILDIZI 2014’TE İHRACATLA PARLADI!

IMMIB( İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri), ülkemizin önce gelen sivil toplum kuruluşlarından olup, TİM(Türkiye İhracatçılar Meclisi)’e bağlı İhracatçı birliklerinden biridir. Nisan ayı içinde IMMIB’in gerçekleştirdiği, yılın en önemli etkinliklerinden olan, İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde 2014’ün şampiyonlarına ödüller yağdı.

İhracatın Yıldızları Ödül Töreni, 10 Nisan 2015 tarihinde, Ekonomi Bakanı Sn. Nihat ZEYBEKCİ’nin katılımı ile gerçekleştirdi. Törende, değerli müvekkillerimizden Demka Plastik,  “Plastikten Mamul Mutfak ve Ev Eşyaları İhracatında” 1. olarak ödülünü Ekonomi Bakanı Sn. Nihat ZEYBEKCİ’den aldı. Demka plastik Plastik Mutfak ve Ev eşyaları sektöründe 2014 yılı içinde en fazla ihracatı gerçekleştirerek 1. Olduğu törende, ödülü, Demka Plastik İhracat Müdürü Serdar Demirel teslim aldı.

 

Marpataş Bülten

2014’ÜN PATENT ŞAMPİYONLARI AÇIKLANDI

TPE, 2014 yıl sonu istatistiklerini açıklamaya başladı. Bu kapsamda, geçtiğimiz yılın en çok yerli patent başvurusu yapan firmaları ve şampiyonlar da belli oldu.

Listeye göre:

  1. Sırada: ARÇELİK 275 başvuru
  2. Sırada FORD OTOMOTİV 110 başvuruyla,
  3. Sırada, TURKCELL TEKNOLOJİ AR&GE 91 başvuru bulunuyor.

2013 yılında ilk üç sırada bulunan firmalar 2014 yılında da bu yerlerini korudular. En çok patent başvurusu yapan ilk 10 başvuru sahibi arasında beyaz eşya, otomotiv, telekomünikasyon ve ilaç firmaları bulunmaktadır.

Geçen yıldan farklı olarak bu yıl ilk 10’a bir de üniversite dahil oldu: 9. Sırada, İstanbul Üniversitesi. TPE sitesinden yaptığı resmi açıklamada, bu rakamları önümüzdeki günlerde kamuoyuna da duyuracağını bildirdi.

Listedeki ilk 30 firmayı görüntülemek için tıklayınız.

Marpataş Bülten

BATI’NIN BÜYÜK ÜSTADI: İBN-İ SİNA

Bu ay, 200’e yakın eser veren, 450’ye yakın makalesi bulunan tıp ve felsefe alanlarında çalışan ünlü bir bilim insanını inceliyoruz. Öyle ki, bu bilim adamı Batılı alimler tarafından Orta Çağ Modern Biliminin kurucusu ve hekimlerin önderi olarak bilinir ve Büyük Üstad olarak tanınır. Bahsettiğimiz Türk filozof, tıp adamı ve yazar İbn-i Sina’dır. İbn-i Sina, tıp alanında 7 asır boyunca temel kaynak eser olarak okutulan, El-Kanun fi’t-Tıb(Tıbbın Kanunu) adlı kitabın da yazarıdır.

İbn-i Sina, gençliğinde hastalanan annesini iyileştiren dönemin ünlü hekimi Kuşyar’dan etkilenerek hâkim olmaya karar verir. Zaten, çocukluğunda çevresini hayrete düşüren bir zeka ve hafıza örneği göstermiştir. Kuşyar’ın yanında tıp eğitimine çocuk yaşta çıraklıktan yetişerek başlayan İbn-i Sina; zekası ve ilgi alanı da olması sebebiyle, küçük yaşlarda tüm ilimleri öğrenmiştir. Tüm vaktini gece gündüz okumakla geçirdiği ve pek az gece uykusu uyuduğu biliniyor.

İbn-i Sina, henüz 20’li yaşlarının başındayken, Buhara Emiri Nuh İbni Mansurun yakalandığı ağır hastalıktan kurtulmasını sağlamıştır. Bu hizmetinin karşılığında aldığı en büyük ödül ise, Samanilerin resmi kütüphanesinden dilediğince faydalanmak olmuştur. Bu sayede pek çok eseri elinin altında bulduğu için vaktini kitap okumak ve yazmakla geçirmiştir. İbni Sînâ, çoğu fizik, astronomi ve felsefeyle ilgili olarak 200’e yakın eser yazmıştır.

İbn-i Sina’nın eserler verdiği dönemde, ilim dili olarak Arapça çok itibar görmektedir. Bu sebeple, üretilen eserler genellikle Arapça, bazen de Farça ve Türkçe olarak yazılmıştır. İbn-i sina’nın eserlerinin çoğunluğu da Arapçadır ve bu sebeple, Batı dünyası, İbn-i Sina’yı Türk olarak değil, İranlı olarak tanımıştır.

Şifâ adındaki 18 ciltlik ansiklopedisi, ismine rağmen tıptan çok matematik, fizik, metafizik, teoloji, ekonomi, siyaset ve musiki konularını içine alır. Bunun yanında başta El-Kanun  fi’t-Tıb(Tıbbın Kanunu) adlı eseri olmak üzere,İbn-i sina’nın tüm eserleri batıda hekimliğin temel başvuru kaynağı olarak 7 asır hüküm sürmüştür.

En ünlü eseri El-Kanun  fi’t-Tıb(Tıbbın Kanunu)  , 12. Yüzyılda Latince’ye çevrilmiş ve batı tıp aleminde bir bomba tesiri yaratmıştır. İbn-i Sina’nın  El-Kanun fi’t-Tıb(Tıbbın Kanunu) eseri hıfzısıhha, tedavi ve farmakoloji alanlarında günümüzde bile geçerliliği olan bilgi ve değerlendirmeler içerir. Bunlardan en bilineni, mikroskop olmadığı halde hastalıkları meydana getiren şeyin gözle görülemeyen küçük “mikrop” mefhumuna benzer yaratıklarca meydana getirildiğini ifade etmektedir.

 

Bugün halen Paris Üniversitesi’nin tıp fakültesi öğrencileri St. Germain Bulvarı yanındaki büyük konferans salonunda toplandıklarında, İbn-i Sina onları büyük boy bir portresi ile karşılamaktadır.

Marpataş Bülten

RENAULT YENİ LOGOSUYLA FRANSA’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

Ünlü Fransız markası Renault, üretim hacmine göre dünyanın en büyük 11., Renault-Nissan işbirlik grubu ise, Dünyanın en büyük 4. Otomobil grubudur. Otomobil üreticisi, Fransız dev, satışının yaklaşık yarısını Avrupa pazarından sağlamaktadır. Citroen’nin 2009 yılında ve Peugeot’un 2010 yılında yaptığı marka kimliği çalışmalarının ardından geçtiğimiz günlerde bu kez Renault Logo Tasarım ve Kurumsal kimliğini yenileyerek, modern bir yüz ile kullanıcısının karşısına çıktı. Renault yaptığı bu son logo yenileme çalışması ile, bu ünlü iki Fransız markasının yarattığı krom logolardaki yumuşatıcı trendinin de son güncel takipçisi oldu. Logolarındaki krom etkisi yumuşatıcı bir eğilime sahiptir.

Firma yeni logosunu Fransa’da kullanmaya başladı. Renault’nun değişim tarihçesi ve yeni güncel logosunu görsellerle takip edebilirsiniz.

 

Marpataş Bülten

TEKNOLOJİ TRANSFER PLATFORMU NEDİR?

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Ersan ASLAN “Teknoloji Transfer Platformu buluş sahibi ile girişimciyi, sorunu olanla çözüm bulanı, fikri olanla fikir arayanı bir araya getirerek muazzam bir sinerji oluşturacak”  diyerek, bu platformun tanım ve işlevini, TPE Konferans salonunda yaptığı toplantıda aktardı.

Türkiye’nin geçtiğimiz yıllar içerisinde, marka, patent, teknoloji ve tasarım başlıklarında kayda değer ilerlemeler kaydettiğini ifade eden ASLAN, geçtiğimiz 4 yıl içinde, Avrupa ülkeleri arasında en çok marka başvurusu bulunan ülkenin Türkiye olduğunu belirtti.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Ersan ASLAN’ın konuşmasından önemli satır başlıkları şöyle:

  • Türkiye, sınai mülkiye kavramı hakkında farkındalığı artan bir girişimci ile karşı karşıyadır.
  • Sınai haklarını koruma altına alan, marka, tasarım, buluş ve teknolojisine yatırım yapan girişimci, diğer rakiplerine kıyasla daha yüksek kar ve ciro oranlarına ulaşabilmektedir.
  • Teknoloji transferi Platformu, fikir ve buluşu olan; bunları güvenli bir ortamda gerçekleşmek üzere sanayiciye devretmek isteyecek bilim insanlarını; yatırımcı, sanayici ve girişimcilerle buluşturuyor. Üstelik burada, sınai mülkiyet alanında çalışan kişilerin bilgilerine de rahatça ulaşabilecekler.
  • Platform yeni açılmış olmasına rağmen, hali hazırda 600’ün üzerinde lisanslama teklifinde bulunulan patent, faydalı model ve tasarım bulunmaktadır.
  • Sınai mülkiyet hakkındaki başarıların, ekonomik faydaya dönüşmesi gerekmektedir.
  • Dünya’da ve ülkemizde buluşların alınıp satılabildiği ara yüzler bulunmakla birlikte, Teknoloji Transfer Platformu, TPE’nin veri tabanı ile tam entegre çalıştığı için, dünyadaki örneklerinden farklı bir yerde bulunmaktadır.

TPE’nin resmi sitesinde yayınladığı detaylı toplantı bültenine ulaşmak içintıklayınız.

Marpataş Bülten

SINAİ HAKLAR İÇİN DEVLET TEŞVİKLERİ

Ülkemizde özellikle son yıllarda; marka sayısının arttırılması, özgün ürün dizaynlarının değerlendirilmesi ve ülke ekonomisine, prestijine büyük katkı sağlayacak buluş başvurularının korunması adına yapılacak başvurularda, çeşitli devlet teşvikleri düzenlenmekte olup, şahıs/şirketlerin ilgili desteklerden yararlanarak maliyetlerini düşürülmesi ile başvuruya teşviki amaçlanmaktadır.

Özellikle buluşların ticarileştirilmesi, başvuru sahiplerinin bilinçlendirilmesi adına çeşitli toplantı ve eğitimler düzenlenmektedir. Sınai mülkiyet haklarının yaygınlaştırılması için çeşitli projeler geliştirilmektedir. Bilgilendirme toplantıları, farkındalık seminerleri ve eğiticilerin eğitimi konularında çalışmalar düzenlenmektedir.

DESTEK MERCİLERİ VE DESTEK KONULARI:

EKONOMİ BAKANLIĞI;

  • Yurtdışında Marka Tescili Ve Korunması ( geri ödemesiz)

KOSGEB:

  • Ulusal patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, entegre devre topografyaları ve uluslararası marka tescili  (geri ödemesiz)

TUBİTAK:

  • Ulusal patent başvuruları, PCT başvuruları, EPO, JPO, USPTO başvuruları

EKONOMİ BAKANLIĞI:

http://www.ekonomi.gov.tr/

KOSGEB:

http://www.kosgeb.gov.tr/

TUBİTAK:

http://www.tubitak.gov.tr/ 

1602 kodlu TÜBİTAK Patent Destek Programı 01.01.2014 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Bu program kapsamında ;

Türk Patent Enstitüsüne(TPE), Dünya Fikri Haklar Örgütüne(WIPO), Avrupa Patent Ofisine (EPO), Japonya Patent Ofisine(JPO), Amerika Birleşik Devletler Patent ve Marka Ofisine (USPTO) yapılacak olan patent başvuruları desteklenecektir.

Yukarıda belirtilen teşvik sistemleri sayesinde, maliyetleri sebebi ile bekletilen başvurular dosyalanmakta ve korumaları başlatılmaktadır.

kuresel-arenada-turkiyeyi-gururla-temsil-ediyoruz

Küresel Arenada Türkiye’yi Gururla Temsil Ediyoruz

30-yil-gorselMARPATAŞ, 30 yıldır içinde bulunduğu sektörde sadece Türkiye’deki en etkili firmalardan olmakla kalmayıp, uluslar arası arenada da Türkiye’yi uzun yıllardır temsil etmektedir.

Günümüz küresel şartlarında, kendi sektörünüzü sadece kendi ülkenizde değil, uluslar arası platformda da takip etmelisiniz. Özellikle, söz konusu fikri ve sınai mülkiyet hakları ise yenilikleri, kanun değişikliklerini, bir ülkeden diğerine değişebilen uygulama hükümlerini titizlikle incelemelisiniz. Bu sayede müvekkillerimizin dosyalarına daha vizyoner bir bakış açısı ile yaklaşabilir, daha verimli katkılar sağlayabilirsiniz. İşte bu yüzden MARPATAŞ, sadece Türkiye’de değil, dünyada da fikri ve sınai mülkiyet hakları alanındaki güçlü sivil toplum kuruluşları ile işbirlikleri içerisindedir. Bu işbirlikleri yalnızca sektör takibi ve vizyoner bir bakış açısı kazandırmakla kalmayıp, ülkemizin de uluslar arası alanda temsil edilmesini sağlamaktadır.

Marpataş’ın 2015 yılı için üyeliğini yenilediği uluslar arası fikri ve sınaî mülkiyet hakları ile ilgili dernek, kurum ve kuruluşlar aşağıdaki gibidir.

Bu kurumlar, dünya genelinden akademisyenler, bilim adamları, marka & patent vekilleri gibi birçok profesyonelin de üye oldukları en köklü derneklerdir. Marpataş, ülkemizi dünyada kendi sektöründe temsil etmekten gurur duymaktadır ve gelecekte yalnız Türkiye’de değil, uluslar arası alanda da marka ilerleyişini sürdürecektir.

inta
INTA (ULUSLARARASI MARKA BİRLİĞİ)

2014INTAMembershipCertificate
INTA Üyelik Sertifikası

aippi
AIPPI (ULUSLARARASI FİKRİ MÜLKİYETHAKLARINI KORUMA BİRLİĞİ)

LES-logo
LES (LİSANS YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ)

ecta-logo
ECTA (AVRUPA TOPLULUKLARI MARKABİRLİĞİ)

yercekimini-newtondan-once-bulan-turk-alimi-kim

Yerçekimini Newton’dan Önce Bulan Türk Alimi Kim?

Dünyanın döndüğünü Galilei’den tam 600 yıl önce bir Türk alimin keşfettiğini biliyor muydunuz? Peki ya aynı âlimin Newton’dan çok daha önce yer çekimi kanunu ile ilgili incelemeler yaptığını? Batılı alimlerin, çalışmalarını ısrarla incelediği bu Türk alimi gelin birlikte inceleyelim.

ebu-reyhan-muhammed
Ebû Reyhan Muhammed Bin Ahmet El- Bîrûnî (973 – 1051)

Astronomi, matematik, fizik, tıp, coğrafya, tarih, jeodezi, jeoloji ve eczacılık gibi çeşitli ilim dalları ile ilgilenmiş ve bu konuda önemli çalışmaları bulunan Biruni 973 yılında günümüzde İran, Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan sınırları içinde kalan ve Ceyhun Nehri boyunca uzanan bölgede bulunan Harezm’de dünyaya gelmiştir.

Harezmşahlar sarayında himaye edildiği söylenen Biruni henüz çok küçük yaşlar da iken zekâsı ile dikkatleri üzerine çekmiş ve 11 yaşında iken ilk rasat çalışmalarına başlamış ve henüz 17’sini doldurmadan bir kadranı yarımşar derecelik açılara bölerek Güneş’in meridyen yüksekliğini ölçmüştür.

Farklı bilim alanlarında bilim dünyasına kalıcı eserler bırakan Bîrûnî’nin matematikçi oluşu en iyi bilinen kimliğidir. Yaşadığı yüzyılın en büyük matematikçisi olan Bîrûnî, trigonometrik fonksiyonlarda yarıçapın bir birim olarak kabul edilmesini öneren ilk kişi olup sinüs ve kosinüs gibi fonksiyonlara sekant, kosekant ve kotanjant fonksiyonlarını ilave etmiştir. Bîrûnî’nin bu buluşları Batı Dünyası tarafından ancak iki asır sonra keşfedilip kullanılabilmiştir.

ayin-farkli-durumlari

Biruni, Kimya alanında 23 katı maddenin ve altı sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü değerlerine çok yakın hesaplamıştır.

Ayrıca tıp dünyasında da birçok eser bırakan Biruni, döneminde bir kadını sezaryenle doğum yaptırmayı başarmıştır. Şifalı otlar ve birtakım ilaçlar üzerine yazdığı “Kitabu’s Saydane”, Birûni’nin son yapıtı olmakla beraber 1050’de yazılmıştır. Bu kitapta üç bin kadar bitkinin şifa özellikleri ve nasıl kullanıldığı yazmaktadır.

Bîrûnî’nin astronomi alanında yaptığı çalışmaların başında Sultan Mesut’a 1010’da sunduğu “Mesudî fi’l Heyeti ve’n-Nücum” adlı yapıtı gelmektedir. Biruni’nin bu yapıtı günümüze kadar ulaşmış olmasına rağmen, alimin astronomi alanındaki çalışmalarının bir kısmı maalesef kayıptır.

Kanun adlı eserinde Aristo ve Batlamyus’un görüşlerini tartışma konusu yaparak Dünya’nın kendi ekseninde dönüyor olma olasılığı üzerinde durması bilim tarihi açısından önemlidir. Ancak bu konuda kesin bir sonuca varamadığı varsayılan Bîrûnî’nin günümüze bu konu hakkında her hangi bir eseri ulaşmamıştır ve bu çalışmaların kayıp eserlerin içerisinde olduğu düşünülmektedir.

Toplamda 196 eser ortaya koyan Biruni nin eserleri Orta Çağ Avrupa’sında çeşitli dillere çevrilmiş ancak sadece 27 eseri günümüze kadar gelebilmiştir.

Biruni’nin üretkenliği ve alim kimliğini incelerken, herhalde sınai haklar açısından işaret edilmesi gereken konu, fikir ve eserlerin korunması ve duyurulması hakkındadır. Zira, bu ünlü Türk âlimin pek çok buluş ve keşfi, batılı meslektaşlarından çok daha önce bulmuş olduğu küresel ölçekte çok bilinmemekle birlikte, eserlerinin bazılarının yerinin bilinmemesi de, ulusal bir kayıptır.

Bugün eser ve keşiflerin önemi, aslında geçmişte de pek farklı değildi. Farklı olan tek şey korumaya dair henüz oluşmayan bilinç ve farkındalıktı. Tarihi kimlikleri incelerken, eser ve buluşların milyonlarca insanın hayatını değiştirebilecek kadar etkili olabileceğini görüyoruz. Bu yüzden siz siz olun, her türlü, eser buluş ve keşfinizi vakit kaybetmeden koruma altına alın! Zira fikr-i mülkiyet yani fikrin aitliği, her türlü mal aitliğinden çok daha değerli ve hayatidir!